SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
GİZEMLİ YAZAR
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
GİZEMLİ YAZAR
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
GİZEMLİ YAZAR
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
Gizemli Yazar
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
Gölge Adam
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
AYANZADE HOCA
Uz.Dr.A.Korkut Kafesçiler
Ramazanda Sağlık
Tahsin EROĞLU
Tahsin EROĞLU
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
Geçmişten Günümüze Kırkağaç
Özengici Şerif Hoca
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.5340
€ Euro
2.0950
IMKB
52.377
Altın
54.61
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Çalışıyoruz, Yatmıyoruz
13 Ocak 2010 Çarşamba 18:01
Tekel İşçileri Akhisar'da eylem yaparak basın açıklması yaptılar.

 
Değerli basın mensupları, saygıdeğer sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, siyasi partilerin
ilçe başkanları ve yönetim kurulu üyeleri:
Emeklerinin karşılığını ve sosyal haklarını koruma mücadeleri veren tütün işçileri, onları bu mücadelede yalnız bırakmayan aileleri, saygıdeğer Akhisar halkı. Sizleri buraya toplayarak neden bir basın açıklaması yapmamız gerektiğini öncelikle açıklamak istiyoruz.
 Öncelikle son zamanlarda yapmış olduğumuz hak arama mücadelemize karşı halkı
yanlış bilgilendirme adına bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyet’inin hükümeti
tarafından prokatif ve yanlış bilgilerin kamuoyuna gündemine sunulmasıdır.
 Sayın Başbakanımız 5 Aralık 2009 tarihinde bir açılışta yaptığı konuşmasında “yatarak maaş kazanma devrinin bittiğini ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyeceğini” söylemiştir. Buradan Sayın Başbakana sormak istiyoruz.
2004 yılında TEKEL’in Alkollü İçkiler Bölümünü 292 milyon dolara Limak, Nurol, Kosorsium’una sattı. Alan firma yaklaşık 2 yıl sonra %80’ini Amerikan Teksas firmasına 810 milyon dolara sattı. 518 milyon dolar kar etti. Bu söz konusu 518 milyon dolar da tüyü bitmemiş yetimin hakkı yokmuydu? Yine Sayın Başbakanımız mecliste grup toplantısında yaptığı konuşmada “boş depolarda 2 yıldan beri yattığımız yerden maaş aldığımızı ve aylık maliyetinin devlete 40 trilyon olduğunu” söylemiştir. Yine bazı hükümete yakın basın gruplarınında proveke amacıyla tütün işçilerinin maaşlarının 3 bin liraya yakın olduğu dile getirilmiştir. Bizler ülkesini seven ve sorumlu birer vatandaş olan tütün işçileri olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi kendimize bir görev atlediyoruz.
 Öncelikle maaşlarımız kamuoyunda bahsedildiği gibi değil 1,200-1,300 TL arasında değişmektedir. Kaldı ki bu rakamlar TUİK’in yaptığı araştırmalarda 4 kişilik bir ailenin geçim standardının altında kalmaktadır. Dağıttığımız maaş bordrolarından da bunu açıkça görebilirsiniz.
 2008 yılında 147 yıllık mazisi olan TEKEL’in sigara fabrikalarının yaklaşık 1,72 milyar dolar gibi düşük bir fiyatla satılmasından sonra fabrika ihtiyacı olan 2,5 milyon kilo tütün alıcı firmaya devredilmesi ve bunun haricinde depolarımızdaki tütünlerin kilosu 5,000 TL ye satın alınmışken 30 cent gibi bir fiyatla yok pahasına satılmıştır. Bunun adı satmak değil bahıştır.
 Tüm bunların yanında TEKEL’e ait milyarlarca dolar edebilecek gayri menkuller yok pahasına ya da bedava iktidar yandaşlarına peşkeş çekilmiştir. Şimdi siz kamuoyuna soruyorum? Tütün işçilerinin bugün içinde bulunduğu durumun kimin tarafından yaratıldığı ortada değil midir? Bu bilgilerin ışığında yerlerde sürünücek durumda olan TEKEL’in düşürüldüğü durumdan biz tütün işçileri sorumlu değiliz. Ama gelin görün ki fatura bize kesilmektedir.
2008 yılından bugüne kadar TEKEL’in her birimindeki işçisi boş durmadan tasfiye için sırtında tütün taşımaya devam etmiştir. Sırtımızda tütün taşıdığımız terimize, nefesimize ve çocuklarımızın ekmeğine tütün kokusu bulaştığı için mi? Bugün yaşadıklarımıza reva görülüyoruz. Hiçbir işçi boş oturmanın sorumlusu değildir, olamaz. Bakın halen Akhisar tütün depolarında 4,5 milyon kilo tütün işçiler tarafından İzmir’e sevk edilmek için çalışılmaktadır.
YATMIYORUZ, ÇALIŞIYORUZ.
 
 
 

 Ülkemizin içinde bulunduğu işsizlik ve ekonomik durumun bilincindeyiz. İsteriz ki ülkemiz işsizliğin olmadığı refah içinde bir ülke olsun. İnsanlarımız yollarda hak aramasın. İsteriz ki devletin insanlarına hakkını sonuna kadar verdiğine inanan bir toplum olsun.
Buna bağlı olarak 4-C tütün işçilerine ve daha önce başka emekçilere reva görülen 4/C uygulamasının kamuoyu tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir.
4/C uygulaması ile çalışanlar önemli ölçüde gelir kaybına uğramakta, yanı sıra sosyal haklar açısından da önemli kayıplar yaşamaktadır. Ne işçi ne de memur statüsünde kabul edilmeyen 4/C’lilerin işçi sendikalarına mı yoksa memur sendikalarına mı üye olabilecekleri bile belli değildir. Ayrıca bir yıldan az süre ile çalışmaları ön görüldüğü için ücret ve sosyal haklarını en fazla 10 ay süre ile alabilmekte geriye kalan 2 aylık sürede ne sosyal güvenceleri ne de ücret hakları bulunmamaktadır. 4 ay da 2 günden fazla sağlık raporu alamayan ve mazeret izni kullanamayan 4/C’lilerin hasta olmaya bile hakları yoktur. 10 ay süreyle diyoruz ama en fazla 10 ay oda işveren isterse, 2 ay sonra benim sana ihtiyacım yok diyebilir. 4/C uygulaması sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyet’inin vatandaşlarına reva gördüğü bir uygulama olamaz. Öyleyse Sayın Başbakanımızın sık sık kullandığı Şeyh Edebali’nin sözü “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü bu hükümetin uygulamaları için yalan oluyor. Bizler tütün işçileri olarak amacımız çalışmadan ücret almak değildir. Sadece istediğimiz 4/C’li olmadan özlük haklarımız ile birlikte kamunun boş bulunan birimlerinde devletimize hizmet etmektir. Hizmet etmek derken bizler gönderileceğimiz iş yerlerinde yattığımız yerden para kazanmak istemiyoruz.Çalışmak istiyoruz. Hükümet 2010 bütçesinde 80 bin personel alımı yapılacağını belirtmiştir. Yoksa Başbakan 2010 yılında alımını yapacağı bu 80 bin kişiye de mi yatarak maaş verecek.
Bizler Akhisar’da yaşayan tütün işçileri olarak Akhisar’da kazandığımız parayı yine Akhisar’da harcıyoruz. Akhisar için bugüne kadar her türlü hareketin içinde yer alan biz tütün işçileri Akhisar halkından verdimiz bu haklı mücadelemizde esnafıyla, köylüsüyle, memuruyla, genciyle yaşlısıyla bizlerin yanında yer alacağınıza inanıyoruz.
Sigara sektörünün yabancı Tros’lere teslim edilmesinden sonra kota uygulamaları ile Türkiye’deki tütün üretimi asgari seviyeye indirgenerek dünya tütün piyasasındaki söz sahibi olma gücümüz kırılmıştır.
2001 yılından sonra tütünde sözleşmeli üretime geçilerek Türkiye tütün piyasasında TEKEL’in yok oluş süreci başlatılmış ve TEKEL’in ekiciler ile sözleşme yapması mevcut hükümet tarafından sınırlandırılarak ekicilerin piyasada yalnız başlarına kalması sağlanmıştır. Bu sayede Türkiye’deki tütün üreticilerin kaderi de yabancı Tros’lerin eline teslim edilmiştir.
Bu durum Akhisar içinde geçerlidir. 1993 yılında Akhisar’da 24.848 kişi 27 milyon kilo tütün yetiştirirken 2001 yılında 12.407 kişi tarafından 21 milyon kilo tütün yetiştirilmiştir. Bugün ise TEKEL’in olmadığı Akhisar tütün üretiminde çok az sayıda ekici ile 4 milyon kilo tütün üretmektedir.
Akhisar halkı, Akhisar’ı Akhisar yapan değerlerini bir bir kaybetmektedir. Her tütün alım sezonunun başladığında bakanları ağırlayan Akhisar’dan bugün söz etmek mümkün değildir. Artık biz tütün işçileri gibi siz Akhisar’lılar içinde bugün de bu gidişe dur deme zamanı gelmedi mi? Biz tütün işçileri haklı mücadelemize ölünceye kadar devam edeceyiz. Bu nedenle diyoruz ki
ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK…
Basına saygılarımızla duyrulur.
Akhisar Yaprak Tütün Depoları Tekgıda- İş Sendikası Akhisar İş Yeri Baş Temsilcisi Ferhat Metin Durgut ve yönetim kurulu üyeleri Ahmet İneli, Tezcan Şahankaya, Devrim Tensi, Hasan Bozlar
Bu haber toplam 1799 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    ali güven
    evet yatıyorsunuz
    evet yatıyorsunuz hemde 2 yıldır yatıyorsunuz.devlet size 29 milyar tazminat verecek hemde 1 bilyar maaş verecek hala nankörlük yapacaksınız yazık yazık çok yazık .
    17 Ocak 2010 Pazar 09:54

Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008